30 Mayıs 2010 Pazar

Euro 2016 Hayali???

Evet başlıktan da anlaşılacağı gibi geçen hafta 1 oy farkla!!! kaybettiğimiz Euro 2016 ev sahipliğini hakediyormuyuz diye düşünmeden edemiyorum , artılarımıza bakalım bide eksilerimize bakalım ama körü körüne milliyetçi değil birazda  objektif olalım.

Vermediler çünkü;


1-)Çünkü biz Avrupa Birliğinde değiliz , turnuvanın adı EURO dikkatinizi çekerim.Aynı zamanda biz müslümanız ve o kadar sermayeyi bize yedirmezlerdi.
Ev sahipiliğini alabilseydik turnuva ramazan ayına denk geliyordu ve düşünsenize Konya ve Kayseride alkol alan seyircileri,sizce olay çıkmaması mümkünmü????

2-)Aslında 1 oy farkla kaybetmek dahi bizim başarımızdır diye düşünüyorum aslında bizim değil ŞENEZ ERZİK'in başarısıdır, eğer yaşı yeter ve  UEFA Başkanı olursa evsahipliği yapabiliriz.Başkan PLATİNİ ve finalde biz ve Fransa varken şansımız kaf dağının ardındaydı,hatta basında Fransanın ev sahipiliği yapacağını kendi milli takımı futbocusu dahi söylemiştir oylamadan önce.

3-)Altyapı sıkıntımız,altyapımız ile bu turnuvayı kaldırabileceğimizi düşünemiyorum,aslında Avrupa ile aramızda o kadar kültür farkı belki altyapımızı geliiştirebiliriz ama biz Türk kafa yapısını değiştiremeceğimiz süre boyunca hiç bir şey değişmiycek size Atatürk olimpiyat stadı ile ilgili aşağıda bir örnek gösteriyim , bu      resim üstüne ben yorum yapamıyorum artık ve yorumu size bırakıyorummmmmmmmmmmmmm!!!!!!!!!!!!
4-)Aşağıdaki resimler hakkında yorum yapamıyorum bize vermemeleri değil vermeleri anormal olurdu........... 

Ve bu görütülerden sonra ;zamanında stadımızı yaktık,sahaya neler atmadık ki,taraftar öldürdük.Bunlar benim sadece hatırladıklarım,aklımda kalanlar.Tek avantajımız oylamada;bu turnuvaya hiç ev sahipliği yapmamızdı UEFA desteği olur falan filan ama bız bu oylamada bu avantajı yıllarda yaşarız merak etmeyin sonrada 1 oyla kaybederiz!!

Müthiş icatlar..








 

25 Mayıs 2010 Salı

Muzlu pasta yapıyorum.(Milli oluyorum bu konuda ha gayret)

Malzemeler

1 paket muzlu puding
3-4 su bardağı süt
24 adet petibör bisküvi
2 adet muz
Hazırlanışı
Puding üzerindeki tarife göre hazırlanır. Temiz bir poşet, (buzdolabı poşeti veya strec film)ıslatılıp tepsiye serilir, üzerine puding dökülür, pudingin üzerine bisküviler üç sıra halinde dizilir. Tekrar puding dökülür, geri kalan bisküviler dizildikten sonra yine puding dökülür. Ortadaki bisküvinin üzerine muz koyulur. Kenarlarındaki bisküviler, poşetiyle beraber yukarıda birleştirilerek üçgen şekli verilir. 2-3 saat dolapta bekletildikten sonra dilimlenerek servis yapılır

Yorumum:Tarifi gayet basit gözüken aynı zamanda sıcak yaz akşamlarında serinleyebilmek için iyi bir seçim diye menümde yer alıyor.
Belki tam olmıycak belkide maliyet-fayda da en düşük verimi alabilirm ama bugün yemek yapmayı düşünmek bile bambaşka bir zev.
 
Kolay gelsin bana umarım ortaya pasta gibi bir şey çıkar , belkide ilerde Havuclu tarçınlı kek yaparım:))

Müthiş fıkra:)))


Adamın biri ölüyor ve öbür dünyaya gidiyor. Orada bir sürü saatler var. Adam görevliye soruyor “Bu saatler ne için?” Görevli “Herkesin bir saati vardır. Yalan söyledikçe döner” diye cevap veriyor.


Adamın bir saat dikkatini çekiyor. Saat tam 12′yi gösteriyor. “Kimin?” diye soruyor adam. Görevli “Mustafa Kemal’in” diye cevap veriyor. “Hiç yalan söylemedi. O yüzden saat hep 12′de durur” diyor.


Adam kendi saatini bulup bakıyor ve birden aklına geliyor. “Bir de bizim ülkemizde Recep Tayyip Erdoğan diye bir lider vardı. Onun saati nerede?” diye soruyor. Görevli, “Onun saatini Azrail alıp cehenneme götürdü, vantilatör olarak kullanıyorlar”

Kendi öz çıkarına çalışmak, umumun çıkarından çalmak olur.” Schiller

Üstad ne de güzel demiş dimi?

Katılmamak mümkün değil , bu zamanda çıkar için neleri kaybeden insanlar görmemek mümkün değil.

Tabi ki benimde çıkarlarım olucak insanlardan ama bir iyi çıkar vardır ki;hem karşındakide bu çıkardan kendine düşüni alır , birde salaklık çıkarı vardır ki kendi çıkarın için karşındakinden güvenini , umutlarını , dostluğunu , arkadaşlığını alıp götürür.


Salaklık çıkarıdır bu çünkü aslında ava giderken avlanıyorsunda farkında değilsindir!!!

Gün gelir derman döner o akan timsah gözyaşları yüzüne güler , sırtını sıvazlar ama seni arkandan da bıçaklayabilir.

Aslında üstadın dediği gibi insan kendi çıkarları için mücade ettiği sürece karşında kendini sömürmeyi düşünen zihniyetin elini zayıflatıyor.

Ama kendi çıkarının peşide koşarken etiğini , karakterini , geleceğini ayaklar altına almamalısın ki salaklık çıkarına çıkmasın yolun.

Uzay çağındayiz ya herkes çok zeki sanıyor kendini!!Ama aslında kimsenin kimseden fazlası yok , kimi iyi niyetli , kimi art niyetli , kimi yardımsever , kimi bencil , kimi sırf kendi çıkarları için herkesi yakar , kimi kendi çıkarını düşünürken çevresindekileri düşünür.

Bu konuda o kadar tecrübe yaşadım ki ve aldığım en önemli ders te şudur ki;kendi çıkarların için mücadele de etmelisin savaşmalısında ama karakterini ayaklar altına almadan kimsenin ağını almadan..


İyi günler..