2 Aralık 2010 Perşembe

Einstein’dan 10 hayat dersi

Einstein’dan 10 hayat dersi


Albert Einstein çoğu insan tarafından dahi olarak görülür. Şu ana kadar yaşamış en etkili bilim insanı olmanın yanında teorik fizikçi, filozof ve yazardı. Bilime birçok katkı sağlamış Einstein’ın başarı sırlarını merak ediyor musunuz?


1. Merakınızın peşinden gidin

"Benim özel bir yeteneğim yok. Yalnızca tutkulu bir meraklıyım."Sizin merakınızı çeken nedir? Neyi en çok merak ediyorsunuz? Benim merak ettiğim neden bazı insanların başarılı olup bazılarının olamadığıdır. Bu yüzden yıllarca başarı üzerine çalıştım. Merakınızın peşinden giderseniz başarıya ulaşırsınız.


2.Azim paha biçilmezdir.

"Çok zeki olduğumdan değil, sorunlarla uğraşmaktan vazgeçmediğimden başarıyorum.".Belirlediğiniz yolun sonuna ulaşacak kadar sabırlı mısınız? Posta pullarının gideceği yere varasıya kadar mektuba yapışıp kalmasından ötürü çok değerli olduğu söylenir. Posta pulu gibi olun ve başladığınız işi bitirin.


3. Bugüne odaklanın

" Güzel bir kızı öperken düzgün araba kullanan birisi, öpücüğe hak ettiği dikkati vermiyor demektir."İki atı aynı anda süremezsiniz. Bir şeyler yapabilirsiniz ama her şeyi yapamazsınız. Şimdiye odaklanın ve bütün enerjinizi şu anda yaptığınız işe verin.


4. Hayal gücü güç verir

"Hayal gücü her şeydir. Sizi bekleyen güzelliklerin önizlemesi gibidir. Hayal gücü bilgiden daha önemlidir."Hayal gücünüz geleceğinizi belirler. Einstein şöyle der: ‘Zekanın gerçek göstergesi hayal gücüdür, bilgi değil’. Bu yüzden hayal gücünüzün hantallaşmasına izin vermeyin.


5. Hata yapın

"Hiç hata yapmamış bir insan yeni bir şey denememiş demektir."Hata yapmaktan korkmayın. Eğer nasıl okuyacağınızı bilirseniz hatalar sizi daha iyi bir konuma getirebilir. Başarılı olmak istiyorsanız yaptığınız hataları üçe katlayın.


6. Anı yaşayın

"Ben geleceği hiç düşünmem, ne de olsa gelecektir."Geleceği ayarlamanın tek yolu olabilidiğiniz kadar şimdide olmaktır. Şu anda dünü ya da yarını değiştiremezsiniz. Önemli olan tek an şimdidir.


7. Değer yaratın

" Başarılı olmaya değil, değerli olmaya çalışın."Zamanınızı başarılı olmak için harcamayın, değerler yaratın. Eğer değerli olursanız başarı kendiliğinden gelecektir.


8.Farklı sonuçlar beklemeyin

"Delilik: Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek."Hergün aynı rutinde yaşayarak farklı görünmeyi bekleyemezsiniz. Hayatınızın değişmesini istiyorsanız kendinizi değiştirmelisiniz.


9.. Bilgi deneyimden gelir

" Bilgi malumat değildir. Bilmenin tek yolu deneyimlemektir."Bir konuyu tartışabilirsiniz ama bu size sadece felsefi bir anlayış kazandırır. Bir konuyu bilmek istiyorsanız onu deneyimlemelisiniz.

10. Kuralları öğrenin, daha iyi oynayın

" Oyunun kurallarını öğrenmek zorundasınız. Böylece herkesten iyi oynayabilirsiniz."Yapmanız gereken iki şey var. Birincisi oynadığınız oyunun kurallarını öğrenmek. İkincisi ise oyunu herkesten iyi oynamayı istemek. Bu iki şeyi yaparsanız başarı sizinle olur!


Kaynak:Milliyet

Kişisel Gelişim Testi

Kişisel Gelişim Testi



Nehir yada dere kıyısında bir evde yaşadığınızı hayal edin. Aşağıdaki seçeneklerden hangisi evinizin konumunu tanımlar.

1-Nehrin ortasında küçük bir adadaki ev


2-Üzerinde dar bir köprü bulunan ve coşkuyla akan nehrin kıyısındaki ev


3-Bahçenin köşesinden köpürerek akan bir dere geçiyor


4-Çağlayarak akan iki nehrin kesiştiği araziye kurulmuş bir ev


&&&&&&&&&&&&&&&&

Nehirler uzun mesafeler arası ulaşımı sağlamakla beraber, bireysel boyutta aşılamayan fiziksel engelleri temsil eder. Evinizin akarsuya göre konumu arzuladığınız sosyal mesafeyi ve ihtiyacınız olan kişisel alanı açıklar...


1-Nehrin ortasında küçük bir adadaki ev

Çok büyük bir alan istemiyorsunuz. Sadece size ait olan toplumsal baskılardan uzakta, düşüncelerinizle baş başa yalnız kalabileceğiniz bir yer yeterli. Eğer ev insanın kalesi ise sizinkinin çevresinde hendek olmasını tercih ediyorsunuz.



2- Üzerinde dar bir köprü bulunan ve coşkuyla akan nehrin kıyısındaki ev

Dar bir çevre içinde yaşıyorsunuz. Bunun dışında herkese karşı mesafelisiniz. Size yaklaşmak pek kolay değil. Ama birini dost kabul ettiğinizde sonuna kadar dost oluyorsunuz.


3-Bahçenin köşesinden köpürerek akan bir dere geçiyor

Özel hayatınızla sosyal hayatınız arasına sınır koymuyorsunuz. Kapınız daima dünyaya açık Yabancı kişileri henüz tanışmadığınız dostlar olarak görüyorsunuz. Başınıza ne gelirse gelsin bu açıklığınız ve konukseverliğiniz sayesinde daima yanınızda size destek veren insanlar bulacaksınız.


4- Çağlayarak akan iki nehrin kesiştiği araziye kurulmuş bir ev

Sosyal ilişkiler yumağının tam ortasında yaşıyorsunuz. Hayatınızdaki insanlarla olan karmaşık ilişkileriniz sizi çok meşgul ediyor. Dış dünyanın bazen yatağında taşıp sizi sürükleyeceğini hissediyorsunuz. Ama suyun aktığı yolların dolambaçlı olması selin ön kapınıza ulaşmasını önlüyor.

Parlak Fikirler Üretmenin 10 Yolu

Parlak Fikirler Üretmenin 10 Yolu


Aşağıda, fikir üretmek için kullanabileceğiniz ve çalışmalarınızda size faydalı olabilecek 10 yöntem sıralanıyor.


Sorunu Tanımlayın

İş sorunlarını çözecek fikirler üretmek için, hepimizin bir başlangıç noktasına ihtiyacı var. JFK Havaalanı’na gitmeden, New York’tan Frankfurt’a uçamazsınız. Nerede olduğunuzu tam olarak bilmiyorsanız, mevcut konumunuzu belirlemek amacıyla bir harita edinmelisiniz. Daha sonra, JFK Havaalanı’na doğru yavaş yavaş yol alabilirsiniz.

İlerlemeye çalışmadan önce, nerede bulunduğunuzdan emin olmanız şarttır. Başka bir deyişle, sizi New York’a götürecek haritayı çok iyi incelemeniz gerekir.



Beyin Fırtınası Yapın

Bu dâhiyane yöntemi, büyük ihtimalle daha önce duymuşsunuzdur. En basit anlatımla, bir grup insan toplanır ve ana hatlarıyla belirlenen hedeflerle ilgili olarak yazabildiği kadar çok şey yazar. Stratejik planlama ya da benzeri bir şey için endişelenmeyin. Yalnızca fikir üretmeye odaklanın. Gruba zaman sınırı getirin. Ayrıca, zamanı ve yeri iyi seçin ki toplam performansa gerçekten katkıları olsun.

Herkesin tam formunda olduğundan ve ´büyük düşün´ mesajını aldığından emin olun. Sağlıklı bir beyin fırtınası toplantısının ardından tonlarca fikre sahip olabilirsiniz.



Tamamen İstediğiniz Şeye Odaklanın

Fikirlerinizin iş çözümleriniz açısından üretken olmasını istiyorsanız, dış etkenlere duyarsız kalmanız gerekir. Hiçbir şeyi hoş görmeyin! Sizi oyalayacak konulardan, günlük asabiyetlerden ve yaşamınızdaki tahmin edilebilir dramlardan sonsuza dek kurtulun!

Yalnızca sorunu çözmeyin; iş programınızı yeniden tasarlayın ki tahmin edilebilir tatsızlıklar, bir daha sizi rahatsız edemesin!



Çözmeye çalıştığınız şeye gerçekten ilgi duyun.

Mecbur olduğunuz için yaptığınız, ama kesinlikle nefret ettiğiniz bir spor (ya da belli ders konuları) çalışmasına katıldığınız okul günlerinizi hatırlıyor musunuz? Bu faaliyetlerde ne kadar iyi olduğunuzu anımsıyor musunuz? Muhtemelen hayır; çünkü bu, hiç de hoş bir anı olarak kalmamış zihninizde. Yine de iyi performans göstermediğinizi söylemek, daha güvenli bir yol olabilir.

Büyük ölçüde hoşlanmadığınız bir işi yaparken üstün başarı göstermek, gerçekten çok zordur. Yapmaya çalıştığınız işe yönelik içten gelen bir ilginiz varsa, başarı yüzdesi ciddi biçimde artar. Sizi sıkıntıdan patlama noktasına getiren bir işi çözmeye çalışıyorsanız, en iyisi, o işten zevk alan birine devredin. Söz konusu kavram, ekip çalışmasını kapsar ki bu da apayrı bir konudur.

Serbest meslek sahibiyseniz, (işinizin gelmesini istediğiniz nokta hakkında bir vizyonunuz olduğunu göz önüne alarak) konuya otomatik olarak ilgi duyarsınız.



Paralel Sorun ve Çözümler Arayın

Mevcut sorununuzu geçmişte yaşadığınız bir sorunla ilişkilendirin ve ikisi arasında paralellik olup olmadığına bakın. Daha kolay sorunların çözümünde kullanılan yöntem(ler), sonraki sorunların çözümüne yönelik fikir üretmede size önemli ölçüde yardımcı olabilir.

Yanal, dikey ve mantıksal düşünün. En iyi fikirler, her zaman, ortak bir amaç için çalışan gruplardan çıkar. Grubunuza, konuşmaktan ziyade dinleyerek iki kat yaratıcı olmak için gerekli fırsatı verin. Bunu mümkün olduğunca gayriresmi bir biçimde yapın ve geçmiş örnekleri gün ışığına çıkarın.

Böylece, önceki başarıların devamını getirip,onları bugünkü mücadeleyle bir adım ileri götürebilirsiniz.



Her Görevi Bir Mücadele Olarak Görün

Bir soruna salt bir ´sorun´ olarak bakarsanız, pek çok insanla aynı bakış açısına sahip olursunuz. Elbette, bu bir sorundur ve bu yüzden bir çözüme ihtiyaç duyar. Ne var ki, bu ´sorunu´ bir ´varlığa´ dönüştürmeye çalışırken, söz konusu düşünce, zihnin ön saflarında olmamalıdır.

´Sorun´ sözcüğü, genel itibariyle, olumsuz düşüncelerimizi özetler. Çözüme neredeyse bir engel oluşturan da bu olumsuz düşüncelerdir. Madalyonun öteki yüzüne bakarsak, (ilk maddedeki örneğimizde) bulunduğumuz noktadan New York’a seyahati, macera dolu bir mücadele olarak görebiliriz. Bu yöntem sayesinde, zihnimizde daha olumlu düşünceler barındırabilir ve potansiyel zorluk taşıyan bir sorunun aksine, bizi bekleyen ilginç mücadelede daha zevkli bir süreç yaşayabiliriz.

Yalnızca hedefle ilgilenin. Frankfurt’a vardığınızda ne kadar mutlu olacaksınız!


Mücadeleyi/Sorunu Cazip Hale Getirin

Tamam, geçmiş örnekleri kullanma ve ´mücadelemize yanıt bulmak´ için paralellik yaratma konusunu ele aldık. Bunun bir adım ötesi, mücadeleyi bir slogan şeklinde sunmaktır.

Aynı örneği kullanırsak:

´Noel’de Jackie Teyze’ye´

´Ya Frankfurt ya da yenilgi´

´Yazın Avrupa’ya´

´Ömür boyunca bir kez yaşanacak rüya seyahat´

´Avrupa kültürünü yaşamak´

´Yarın, saatte 250 km hızla ve yasal olarak seyahat edin´

Böyle davranmak, herkese, eldeki sorunun çözülmesiyle sağlanacak avantajlar hakkında bir fikir verecektir. Onları, zaten olayın içinde olduklarına inandıracaktır.

Zihinlerde popüler bir vizyon olduğunda, amaca ulaşmak daha kolaydır. Siz hangi sloganı önerirsiniz?


Hayal Kurun! Yaratıcı Bilinçaltınızın Size Hizmet Etmesine İzin Verin!

Camdan dışarı sabit bir biçimde bakarak araba kullanırken, yatağınızda uyurken, ofiste günlük işlerle uğraşırken ya da buna benzer anlarda bilinçaltınızın size hizmet vermeye devam etmesi (her zaman tam olarak bunun farkında olmasanız bile), garip bir rastlantı değildir.

Tamamen alakasız bir iş yaparken birdenbire aklınıza bir fikir geliverdiği hiç olmadı mı? Sık sık? Ara sıra? Hiç? Her durumda, sorununuzu çözmek için ciddi miktarda zaman ayırdıktan sonra, zihninizin sizin için çalıştığını göreceksiniz. Bazen birşeyi çözmek üzere çok fazla çaba harcarsanız, sinirlenmenin dışında hiçbir şey elde edemezsiniz.

Öyleyse, ´sakin olun´, mola verin ve işi demlenmeye bırakın. Bir süre hiçbir şey yapmamanın ne kadar faydalı olabileceğine şaşırabilirsiniz.


Rutininizi Düzenli Olarak Değiştirin

Alışkanlıkları ne kadar kolay edindiğimize hiç dikkat ettiniz mi? Çoğu alışkanlık, aslında yaratıcılığınızın önünü tıkar. İşte birkaç örnek:

• Her gün aynı güzergahta gidip gelmek

• Her gün aynı masada aynı işi yapmak

• Düzenli olarak aynı insanlarla iç içe olmak

• Her yıl izinde aynı yere gitmek

İşimizi, çevremizi, ailemizi, vb. daha iyi bir konuma ulaştırmak amacıyla sağlıklı fikirler üretmeye devam etmek için, sürekli olarak ´yenilik´ peşinde koşmalıyız. Aşinalık, kendimizi son derece güvende hissetmemizi sağlaması nedeniyle iyidir. Zihnimizi değişime kapatan ve yaratıcı yeteneklerimizi körelten de işte bu güvenlik hissidir.

Zaman zaman şehrin içinden geçen, hatta belki de tamamen farklı bir rota izleyen otobüse ya da trene binin; mesleki sorumluluklarınızı genişletin; başka bir spor dalı ya da hobi ile ilgilenin; farklı bir dış görünüme bürünerek farklı insanlarla bir araya gelin.

Yukarıda özetlenen küçük şeyleri yaparak ne kadar çok olumlu enerji kazandığınıza sessizce şaşıracaksınız.


Bir Not Defteri Taşıyın

Yanımda her zaman bir not defteri taşırım. Öyle ki, insanoğlunun bildiği en basit eşyalardan biri olan not defteri olmadan yaşayamaz hale geldim. Büyük ihtimalle, neredeyse ´mağara adamı´ndan bu yana not defteri vardı.

Cebe sığacak ölçüde bir defter ve bir kaleminiz olması harikadır. Böylece, aklınıza gelen her fikri kaydedebilirsiniz. ´Sonra yazarım´ demek, kesinlikle işe yaramaz; çünkü bunu gerçekten yapma şansınız çok azdır.

Onlar sizin fikirleriniz olacaktır. Onları kaydedin, saklayın ve uygulayın.

Yazar: Darren Roberts

İyi bir Sunum için Yapmanız Gerekenler

Sunum yahut rapor hazırlamak çoğu zaman sıkıcı ve çalışanlar tarafından çok da gönüllü yapılmayan bir iş. Projeyi anlatacak kişinin dikkatleri üzerine toplaması ve hazırladığı belgelerle yöneticilerin yahut meslektaşlarının ilgisini çekmesi ise sanıldığı kadar kolay değil. Uzmanlar hazırlanan sunumların ya da raporların basma kalıp standartlardan uzak olması konusunda hemfikir. Tabii yapılan işin niteliği ve kişinin yaratıcılığı da bu belgeleri cazip hale getiren önemli unsurlardan. Ancak siz gene de ben bu konuda çok da yaratıcı değilim diyorsanız www.desingworkplan.com tarafından seçilen “Yılın En Başarılı 10 Sunumu” listesinden yaralanarak, kariyerinizi ve şirketinizi parlatabilirsiniz.


1- Vitrininiz gösterişli olsun: IMC şirketinin hazırladığı yıllık rapor uzmanların en çok beğendiği çalışmalardan biri. Dünya genelinde 500’den fazla çalışanı olan hisse senedi pazarında faliyet gösteren IMC’nin hazırladığı yıl sonu raporunda, renkli tasarımı ve hisselerin günlük hareketleri grafikler yaerine sayfa renklerine göre düzenlenmiş. Üstelik bu bilgileri aktarmak için dijital göstergeler ve büyük fontlar kullanılmış. Çıkışa geçen hisseleri yeşil, düşüşe düşenleri ise kırmızı sayfalarda toplayan şirket, borsaların kapandığı saatleri ise mavi sayfalarla ifade etmiş.

2-Eğer bir ajanssanız: Bu yılın en başarılı projelerine imza atan ise ünlü tasarım ajansı Kuhlmann Leavitt. Şirket hazırladığı sunumları paketlemek konusunda usta. Kuhlmann Leavitt, müşterileri için hazırladığı siyah – beyaz deri sunum çantalarıyla dikkat çektiği gibi projenin kendine ait olduğuna dair gizli reklamını da yapıyor.

3- Yaratıcılık müşteri kazandırır: Reklam ajansı Bruketa Zinic’in gıda şirketi Podravka için tasarladığı yıl sonu raporu ise bir tabak yemek. Karakalem çalışması ile hazırlanan her dosya sayfasında, bilgiler tabak görünümdeki alana yazılmış durumda.

4- Nabza göre şerbet: Sektörün özellikleri ve sizi temsil eden ikonların sunum içine yerleştirilmesi hem itibarınızı hem de bilinirliliğinizi artırır. Japon teknoloji şirketi Konami’nin hazırladığı rapor da şirketin ürünü olan oyun konsolu şeklinde.

5- Yalın ama başarılı sunumlar: Raporunuzun dikkat çekmesi için her zaman çok karışık dizaynlara ihtiyacınız yok. British Council hazırladığı bu raporla sade olunarak da dikkat çekmenin mümkün olduğunu gösteriyor.

6- Çocuk olsaydınız ne yapardınız: Dikkat çekmek için ciddi görünümlü sunumlar hazırlamak zorunda değilsiniz. Yapacağınız acemi çizimler ya da boyamalar da dosyanıza renkli bir hava katabilir.

7- Katalizör: Reklam ajansı Lemonade’in hizmetlerini anlatmak için “arabulucu” başlığıyla hazırladığı sunum, radikal ve biraz da sert çizimleriyle dikkat çekip, şirketin piyasadaki bilinirliliğini artırdığı için en başarılılar listesine girmeyi başarmış.

8- Üç boyutlu tasarımlar: Hizmetlerinizi ve vurgulamak istediğiniz farkı, hedef kitlenize küçük tanıtım sunumları yollayarak da anlatabilirsiniz. Otel zinciri SamataMason’un reklam amaçlı hazırladığı kısa sunum da kulanılan üç boyutlu tasarımlar, kağıt oymaları ve basım sanatı ile bu yılın en başarılı örnekleri arasında.

9- Muhteşem eşleşme: Sibley/Peteet Design Austin ajansı tarafından bir spor giyim şirketi için hazırlanan “Muhteşem Eşleşme” başlıklı sunumda firmanın o yıl ürünlerinde en sık kullanıldığı renk, üniforma üzerine etiketlenen slogan ile dıyuruluyor. Bu ödüllü tasarım ajansa da tekstil alanında çok sayıda müşteri kazandırmış.

10- Güçlü renk kullanımı: Sunumlarda renk kullanımı her zaman önemlidir. Sunumun bir dergi şeklinde tasarlandığı bu örnekte şirketin vermek istediği mesaj “Yılın Hikayesi” başlığı ile manşetten verilmiş. Kullanılan fotoğraflar ve renklerle de okuyucuların ilgisi çekilmeye çalışılmış.

Uykuda Geleceği Görme

John W. Dunne adlı bir İngiliz, gelecek ile ilgili olayların rüyalarda görülebilmesiyle ilgili araştırmalarıyla tanınmıştır. W. Dunne: "insanlar geleceği görebilme gücüne acaba farkında olmadan sahip midir?" diye sormaktadır. Acaba henüz olmamış fakat ileride olacak bazı olaylar bir an için gözümüzün önünden geçiyor ve biz bunu farketmiyor muyuz? Geleceği önceden görebilmek meselesi yeni bir konu değildir... Asırlardan beri bazı sıradışı insanların kehanet gücüne sahip olduklarına inanılmıştır. Hatta inanışın da ötesinde, tarih içinde örnekleri de görülmüştür.


W. Dunne´nun hazırlayarak bilim adamlarına sunduğu raporda, rüyalarda gelecekten haber alınabileceğiyle ilgili kanıtları ortaya koymaya çalışmıştır. John W. Dunne, İngiltere´nin ilk askeri uçağının planını çizen dünyaca tanınmış bir uçak mühendisidir.

1928´lerde yayınladığı "Zamanla Bir Tecrübe" adlı eserde, W. Dunne, geleceği görme sahasında yaptığı araştırmalarını açıklamıştır. O yıllarda bilimsel çevrelerden çok miktarda eleştiri almasına rağmen aynı zamanda birçok psikolog ve fizikçi için yeni araştırma sahaları açmıştır.

W. Dunne bir şeyi daha evvel görmüş olmak duygusunun, aynı deneyimin daha önce bir rüyada insanın başından geçmiş olabileceğini iddia etti. Kendisini bu araştırmalara sevkeden, görmüş olduğu bir rüyası olmuştur.

W. Dunne o rüyasında kendisini bir adadaki dağın yamacında görmüştü. Dağın üzerindeki çatlaklardan duman ve buhar sütunları yükseliyordu. Bu manzara karşısında: "Tanrım bütün dağ infilak edecek" diye bağırmaya başlamıştı. Rüyanın daha sonraki bölümünde W. Dunne kendisini başka bir adada bulmuştu. Ölüm tehlikesindeki adalıları taşıyarak gemiler aramakla meşguldü. Kendisine yardım etmeyen Fransızlarla kavga ediyordu.

Bu rüyayı gördüğünde Afrika´nın tenha bir köşesinde bulunuyordu. Oraya gelen gazetelerde şu satırları okudu: "Martinigue´deki yanardağı patlamasında 40.000´den fazla insanın öldüğü tahmin ediliyor..." W. Dunne yazının geri kalan bölümünde patlamanın rüyasında gördüğü şekilde olduğunu okudu. Rüya gerçeğe uygundu... Bu olay üzerine uzun zaman düşünen W. Dunne, seneler sonra ikinci bir rüya gördü...

Bu rüyasında: "Yüksek demir parmaklıklarla çevrili iki tarlanın arasındaki yolda yürümekteydi. Aniden tarlanın birindeki bir at kişnemeye ve hiddetle tepinmeye başladı. Parmaklığa göz atan W. Dunne´nin içi rahatladı. Hayvan bunun üzerinden atlayamazdı. Fakat birkaç dakika sonra arkasında nal sesleri duyarak başını çevirdiğinde, azgın atın arkasından geldiğini gördü."

Ertesi gün mühendis kardeşi ile balığa çıkmıştı. Yolda giderken bir aralık kardeşine: "Şu ata bak" diye haykırdı. Etrafına bakındığında, rüyasında gördüğü yerde atın durduğunu hayretler içinde farketti. Yüksek parmaklığın arkasında da rüyasında olduğu gibi bir at çılgınca tepinmekle meşguldü.

W. Dunne: "Her şey rüyamdaki gibi olacak değil ya... Bu atın parmaklığı aşabileceğini zannetmiyorum" dedi. Fakat daha sözlerini bitirmemişti ki, at, parmaklığın üzerinden atladığı gibi üzerlerine saldırdı. İki kardeş zar zor kaçarak kendilerini kurtarabildiler. Bu olay W. Dunne´i çok etkilemişti. Atın saldırması değil, rüyasının gerçekleşmesi onu oldukça rahatsız etmişti...

W. Dunne bu türden rüyalar görmeye devam etti. Rüyalarda şaşılacak bir şey yoktu... Şaşılacak olan bu rüyaların gerçekleşmekte olduğuydu!... W. Dunne ilk önceleri geleceğe ait olayları görme duyusunun yalnız
kendisine ait olduğunu zannediyordu... Ama bu tip olaylarla karşılaşan arkadaşlarım dinledikten sonra, bu olaylarla karşılaşan çok sayıda kişinin bulunduğunu farketti. Bu da onu araştırmaya ve olayın ardındaki gizemi çözebilmek için büyük bir çabaya yöneltti.

İlk araştırmaları, insanın geleceği görmesine engel olan şeyin uykuda bazı şartlar altında ortadan kalkabildiği gerçeğiyle karşılaşmasını sağladı. Fakat herkes bu şekilde geleceği göremiyordu. Kaldı ki birçok kişi uykudan uyandıktan sonra rüyalarım unutuyordu. Bu da ayrı bir sorundu. Belki de birçok kişi gelecekle ilgili bilgiler almakta fakat daha sonra uyanınca bunu unutmaktaydılar...

W. Dunne çalışmalarını sürdürürken rüyalarını unutmamak için kağıdını kalemini yatağın kenarında bulunduruyor ve gördüğü rüyaların tümünü uyandıktan sonra derhal not ediyordu. Tanıdıklarına da, rüyalarını bu şekilde kaydetmelerini söylüyordu.

Oxford Üniversitesi´nin öğrenceleri arasında yapılan bu tip deneyler; şaşırtıcı sonuçlar verdi. Geleceğe ait rüyaların geçmişe ait olanlardan çok daha fazla olduğu ortaya çıktı!...

"Zamanla Bir Tecrübe" adlı eserini bu araştırmalara dayanarak yazdı. W. Dunne daha sonraları, rüyaların geleceği öğrenmek için tek yol olmadığına karar verdi. Çok geçmeden uyanıkken de geleceğe ait bazı kehanetlerde bulunabildiğini keşfetti. Örneğin bazen hiç okumadığı bir kitabı eline alarak bunun içindeki olaylardan bahsedebiliyordu.

W. Dunne gördüğü rüyaların gerçekleşmesinden çok etkileniyordu. Bu olaylar, kendisine görünmeyen bir alemin görünmeyen bazı prensiplerini görünür kılıyordu. Ve sonunda insanın içinde büyük bir sırrın saklı olduğu gerçeğini kabul etti. Yaşamı boyunca çok sayıda insanın haberci rüyaları ile ilgili geniş bir araştırma yapan W. Dunne, özellikle kendisine anlatılan rüyaların içlerinden birkaç tanesini hiç ama hiç unutamadığını ifade etmiştir...

Evlilik Hakkında Güldüren ve Düşündüren Gerçekler




Gelin ayakkabılarının altına ya da gelinliğin eteğine ismini yazmak...


· Kına gecesinde çıkarılan duvağı kısmeti kapalı olduğuna inanılan kızın başına takmak...

· Pazartesi günü oğlan evinin kızlarının kız evinde genç gelinin saçından "darısı başıma" diyerek bir tutam saç kesmek...

· Gelin evden giderken arkada kalan evlenmemiş kızlar süpürsün diye süpürge bırakmak...

· Kız evinde oğlan tarafından gelen nişan sepetini ya da tepsisini evlenmemiş bir kızın başının üstünde açarak onun da kısmetinin açılmasını sağlamak...

· Düğün gecesi gelinle birlikte yatmak...

· Gelin duvağından gelin teli koparmak...

· Gerdek gecesi geline ikram edilen baklavadan gelin bir diş ısırır kalanı ise evlenmemiş kızların kısmeti açılsın diye onlara yedirilir...

· Gelin attan inmeden verilen bir bardak suya serçe parmağını sokar sonra bardaktaki suyu hayırlı bir kısmet bulmaları için bekar erkekler birer yudum olarak içerler...

· Gelin oturacağı eve geldiğinde sağ koltuk altına Kur-an sol koltuk altına ise ekmek konur. Sonra bunlar alınır ve ekmekten birer lokma koparılarak "darısı sizin başınıza" diyerek kızlara dağıtılır kızlar da sözde utanarak sıkılarak ekmek parçalarını yerler...

· Söz kesmeye gidildiğinde sözü kesilecek olan kız misafirlerin bulunduğu odaya ayaklarını sürüyerek girerse o semtin kızlarının kocaya erken gideceğine inanılır...

· Gelin gerdek gecesinin ertesi gününden bir hafta sonrasına kadar kendini görmeye gelen evlenmemiş kızların burunlarını sıkar bu onlara da evliliğin bulaşması anlamı taşır.

· Geline kına yakıldıktan sonra kalan kına evlenmemiş kızlara yakılır. Ayak kınasından alınarak kızların başına sürülür ve "bahtları açılsın" denir...

· Kına gecesi evlenmemiş olanlar içilen kına şerbeti bardağının içine bir miktar para bırakırlar parayı bırakanın talihinin açılacağına bırakmayanın da felakete uğrayacağına inanılır...

· Düğünde kısmeti kapalı olan kız masadan bir kaşık çalarak bunu kızın oturduğu evin damına atar. Şayet kızın annesi ya da babası kaşığı görüp başka bir yere atarlarsa o kızın kısmeti kapalı kalır. Yok eğer "bu kaşığı kim atmış sahibi kim?" diyerek sahibini ararlarsa kızın kısmeti açılır. Kaşığı kimse görmese bile kızın kısmeti açılır...

· Nişan yüzüklerindeki kurdeladan bir parça alan kızın kısmetinin açılacağına inanılır...

· Düğünde gelinin ve damat ın başı üstüne atılan paradan almak da uğur sayılır...

· Gerdek öncesi gelin ve damattan kalan yemeği yiyen kızların kısmeti açılır diye bilinir...

· Gerdek gecesinin ertesi günü gelinin yanına kısmeti kapalı iki kız oturtulur. Bu suretle onların da kısmetlerinin açılacağı kabul edilir...

· Kısmeti kapalı kızlara gelin erkeklere de damat hamamda başlarından aşağı su dökerek kısmetlerinin açılmasını sağlarlar...

· Nişan duası sırasında duayı yapan önüne konan şekerleri okur bu şekerlerden üç tane yiyen bekarların kısmeti açılır...

· İmam nikahından sonra erkek tarafından gelen şekerler yenir kısmeti kapalı olanların bu şekerlerden yedikten sonra kısmetlerinin açılacağına inanılır...

· Gelin damat evine geldikten sonra üzerine halka ekmekler takılmış bir oklavayı kaynanayla birlikte tutarak oynar. Sonra bu ekmekler oradaki bekarlara dağıtılır ve yiyenlerin kısmetlerinin açılacağına inanılır